Oyun Haberleri

Steam Next Fest Şubat 2024 Demo Önerileri – #2

Valorant VP Oyuneks

Öncekilerden de alıştığımız gibi bu Steam Next Fest’te de oynadığımız demoları tek listeye sığdırmak mümkün olmadı, devamını paylaşalım dedik. Listelerimizin 2.sinde stratejiden maceraya, rogueliketan RYO’ya çeşit çeşit oyun var. Bakalım aralarından hoşunuza gidenler olacak mı.

Godsworn

Mitoloji temalı bir strateji oyunu. Klasik strateji oyunlarından alıştığımız kaynak toplama, bina inşa etme sistemine pagan tanrılarına tapınan kabile üyelerinin dua gücü de ekleniyor. Mitolojik yaratıklar, kahramanların özel yetenekleri derken keyifle oynayacağınız bir oyun çıkıyor karşınıza. Oyunun senaryo modu da co-op oynanabilecek.

28 Mart’ta erken erişime çıkacak. Age of Mythology’yi özleyenlerdenseniz, Godsworn’a da bir şans verebilirsiniz.

Deathbound

Soulslike kontenjanından listeye giren bir oyun Deathbound. Orta Çağ ile teknolojiyi birleştiren bir teması var. “Binding” ve “Dynamic Morphing” gibi sistemlerle oynanışa kendince farklı bir yaklaşım getirmeye çalışmış, bunları kullanıp karakter sınıfları arasında hızlıca geçiş yapabiliyor, o sınıfa has yetenekleri ve saldırıları kullanıp düşmanlarınızı alt etmeye çalışıyorsunuz.
Her ne kadar bana çok hitap etmese de Steam Next Fest’in talep gören demolarından birisi olduğunu söylemek mümkün. Bu yılın soulslike oyunları arasında yerini alacak. Başarılı olup olmayacağını da hep beraber göreceğiz.

Crown Wars: The Black Prince

Crown Wars, Orta Çağ temalı ve taktik strateji türünde bir oyun. İngiltere-Fransa arasındaki savaşı arka plan olarak alan oyun, işin içine simya gibi fantastik unsurlar da katıyor. Benzer türdeki oyunlardan alıştığımız üzere, ekip üyelerimiz farklı stillere ve özelliklere sahip. Uzak mesafeden düşmanı yıpratan okçularımız, baltasıyla etrafındakilere kan kusturan askerlerimiz, kılıç veya hançer kullananlar, simya yeteneklerini savaş alanına yansıtıp bir yandan ateş veya zehir saldırıları yapan bir yandan da ekip üyelerini iyileştiren karakterlerimiz var. Bunları yanına bir de köpek ve ayı ekleniyor, olay bambaşka bir boyuta taşınıyor (Ayı şimdiden kişisel favorilerim arasına girdi :)). Sadece savaş alanından ibaret de değil oyun. Üsler edinip buralarda geliştirmeler yapacağımızı da görüyoruz. Bu türden oyunlarda gördüğümüz tarzdan rol yapma ögeleri de serpiştirilmiş araya.

Sorunsuz bir demo değil, teknik bazı sıkıntılar da bulunuyor, oyunun hantal hissettirdiği anlar oldu. Bununla birlikte gerek teması gerek taktik çeşitlilik adına sunabileceğini düşündürttükleriyle yine de bir şansı hak ettiği kanaatindeyim. Belki öyle çok parlak bir oyun olmayacak ama yine de fena bir tecrübe yaşatmayacağını düşünüyorum. 7 Mart’ta çıkacak, bakalım beklediğim gibi olabilecek mi.

Earl vs. the Mutants

Earl avlanma lisansını güncelliyor ve yollara düşüyor. Çevreden akın akın gelen mutantlara mermi yağdırıp olabildiğince uzun süre dayanmaya çalışıyor. Yeni özellikler, daha gelişmiş bir araç, daha çok düşman şeklinde devam ediyor döngümüz.

Earl vs. the Mutants da önümüzdeki dönemin renkli roguelike oyunları arasına adını yazdırmaya aday. Nisan ayında geliyor kendileri.

Death of the Reprobate

Joe Richardson, daha önce Four Last Things ve The Procession to Calvary’de yaptığı gibi yine Rönesans tablolarını oyunlaştırıp karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Bunlardan birisini oynadıysanız sizi nasıl absürt ve eğlenceli bir oyunu beklediğini zaten biliyorsunuz. Death of the Reprobate de öncülleriyle aynı yoldan gidiyor, hiç şüpheniz olmasın. Kral Immortal John ölüm döşeğinde. Kahramanımız da (gerçi ne kadar kahraman olarak isimlendirilebilir, o ayrı bir konu tabii :)) son varisi olarak çağrısına uyup onu ziyarete gidiyor. Sonrasında da yine absürt bir macera bizleri bekliyor.

Bu yeni oyunda öncekilerden tanıdık simalar da bulunuyor. Ama merak etmeyin, bağımsız bir hikâye anlatıyor, dolayısıyla diğer oyunları oynamadan da bunu oynayabilirsiniz. (Yine de fırsat bulursanız Four Last Things ve The Procession to Calvary’ye de şans verin derim)

Death of the Reprobate de “pek yakında” çıkacak oyunlardan. Ne kadar yakında olduğunu da bekleyip göreceğiz artık.

Ratten Reich

Fareler, hamamböcekleri ve kertenkelelerin savaştığı, steampunk/dizelpunk bir evrende geçen bir strateji oyunu. Uzunca bir süredir geliştirilmekteydi. Artık bu bekleyişin sonuna geliyor gibiyiz, tabii bir kez daha ertelenmezse. Demonun bazı yerlerinde ufak tefek teknik sıkıntılar olsa da fena bir tecrübe sunmuyor. En azından oyunun dünyasına bir göz atmak için değerlendirebilirsiniz bu fırsatı. Strateji severler için dikkate alınabilecek alternatiflerden birisi olmaya aday. Bu yılın 2. çeyreğinde geleceği söyleniyor.

Balatro

Bir süre önce ilk demosu paylaşıldığında oynamıştım Balatro’yu ve takip listeme eklemiştim. Steam Next Fest’te bir kez daha kendisini görünce “Listeye eklemekte fayda var” diye düşündüm. Kart oyunu, deste oluşturma yabancı olduğumuz şeyler değil. Destelerle oynadığımız roguelike oyunlar da bulunuyor. Fakat bu sefer doğrudan bir kart oyununun, pokerin roguelike haline getirildiği bir örnek var karşımızda.

Destelerinize yeni özel kartlar ekliyor, elinizdeki kartları geliştirip onlara ek özellikler kazandırabiliyorsunuz. Sonrasında da perler, üçlüler, floşlar havada uçuşuyor 🙂 Bağımlılık yapma potansiyeli olan bir oyun, bir tur daha diye diye oynadıkça oynaşınız gelebilir. Hiç olmadı açıp birkaç el atarsınız.

Balatro’nun çıkış tarihi de yakın, fazla bekletmeyecek, 20 Şubat’ta geliyor.

Spilled!

Spilled!, haberdar olur olmaz takibe aldığım bir oyun oldu. Geçtiğimiz günlerde bu oyunla ilgili bir haber yapmış, Kickstarter kampanyasında kısa süre içerisinde hedefine ulaştığını sizlerle paylaşmıştık. Bu da beni sevindiren bir haber olmuştu. Çünkü bu oyunun başarılı olmasını canıgönülden istiyorum.

Hollanda’dan Lente isimli 23 yaşında bir kız tarafından geliştirilmekte olan sevimli bir oyun bu. Nehirlerde, denizlerde yol alıp petrol kalıntılarını temizliyor, kazandığınız parayla teknenizde geliştirmeler yapıyor, sonra da yeni yerlere yelken açıyor ve çevre kirliliğiyle mücadeleye devam ediyorsunuz. Çatışmanın, rekabetin olmadığı buna karşın verecek bir mesajı bulunan bu tür oyunlara da bir şans vermek, böyle geliştiricilere destek olmak lazım bence. Ne zaman çıkacağını bilemiyorum, ama çıkar çıkmaz alıp oynamak niyetindeyim. Sizler de en azından istek listenize ekleyin, desteğinizi esirgemeyin.

Lotus Lantern: Rescue Mother

“Lotus Lantern, nasıl bir oyunmuş?” diye soracak olursanız, “Çinliler bu sefer de Hades’in bir klonunu yapalım demişler, ortaya böyle bir oyun çıkmış” derim 🙂 Yunan mitolojisinin yerini Çin mitolojisi almış. Bu sefer Cehennem’den kaçmaya çalışmıyoruz da kahramanımız Chenxiang’ın annesi Sanshengmu’yu kurtarmak için çıktığı yolculukta ona eşlik ediyoruz. Bu yolculukta kahramanımızın yolu Çin mitolojisinden çeşitli karakterlerle kesişecek, farklı düşmanları alt edecek, ölüp ölüp dirilecek, her seferinde bir adım daha ileriye yol alıp en sonunda annesiyle kavuşmaya çalışacak.

Lotus Lantern: Rescue Mother’ın yakında çıkacağı söyleniyor. Hades 2 öncesi alternatiflere göz atmak isteyenler, takip listelerine alabilirler.

Realm of Ink

Hazır Çin’e doğru yol almışken hemen benzer bir oyun daha ekleyiverelim listeye. Realm of Ink de roguelike türünde bir oyun. Kahramanımız Red, Fox’u avlamaya uğraşırken kendisinin kurgusal bir karakter olduğunu öğrenmiş. Şimdi de sırları çözüp kendi kaderini belirlemek için mücadele ediyor.

Oyunun ilk dikkat çekebilecek yanı “mürekkep” temasıyla hazırlanan görselleri. Hikayesi de buna uygun olarak biçimleniyor. Oyuna dair hoş detaylardan birisi de “Mürekkep Evcil Hayvanlar”. Maceranızda size eşlik eden bu yol arkadaşınız da sizinle birlikte gelişiyor ve zorlu mücadelenizde size desteklerini esirgemiyor.

Realm of Ink ile Lotus Lantern: Rescue Mother kardeş oyunlar sayılırlar, her ikisi de Çinli 663 Games tarafından dağıtımcılığı üstlenilen yapımlar. Realm of Ink’in de 2024 içerisinde geleceği söyleniyor. Bakalım hangisi daha başarılı olacak.

The Land Beneath Us

Ya bu Steam Next Fest’te çok fazla toguelike var ya da ben sürekli bu türden demolara denk geliyorum. Alın size bir roguelike daha. Fakat bu sefer Galler mitolojisinden esinlenen ve sıra tabanlı bir roguelike var karşımızda.

Dünyada kaynak sorununu çözmüş ve savaşlara engel olmuş Yaratıcı, bunun için kullandığı “ruh” (soul) kaynağını paylaşmak istemeyen yer altının güçleri tarafından kaçırılmış. Ultimate Soul Harvester (U.S.H), ruhları toplamak için tasarlanmasına karşın, şimdi Yaratıcı’yı kurtarmak gibi büyük bir görevi var. Bunun için de yeraltı zindanlarını tek tek temizlemesi lazım. Bu türden bir oyunun temel özelliklerini taşıyor bu oyun da. Rastgele oluşturulan zindanlarda zorlu mücadelelere atılıyor, eni ekipmanlar ve özellikler edinip karakterinizi geliştiriyor ve bir sonraki turda daha ilerilere gitmeye çalışıyorsunuz. Bildiğimiz roguelike işte 🙂

The Land Beneath Us, bana biraz Crypt of the NecroDancer’ı anımsattı. Onun kadar başarılı olabilir mi,o ndan çok emin olamıyorum, ama türü sevenlerin göz atabileceği demolardan birisi bence.

Pine Hearts

Pine Hearts benim için Steam Next Fest’in hoş sürprizlerinden birisi oldu sevgili Oyungezerler. Epeydir karşıma çıkıyordu, ama ne yalan söyleyeyim, o kadar da ilgimi çekmemişti. Yine de demosunun paylaşıldığını görünce bir şans vereyim dedim. İyi ki böyle yapmışım. Çok bir beklentim yoktu ama yüzümü güldürmeyi başardı. Gayet şirin, naif bir oyun. Kimi zaman duygusal kimi zaman da komik olabilecek bir potansiyeli var, demosunda o izlenimi verdi.

Demoda görsellerle ilgili bir sıkıntı vardı ama oyunun erken aşamalarından birisi olduğunun altını çizmişler, dolayısıyla bu sorunlar oyunum son halinde aşılmıştır diye düşünüyorum. Bu çeyrekte çıkacağı söyleniyor. Takip listemde yerini aldı. Fırsat bulursam bu yıl oynanacaklar listeme ekledim. Arada böyle şirin oyunlara da şans vermek lazım, öyle değil mi 🙂

Prim

Bundan yıllar önce duyurulmuş ve hemen dikkatimizi çekmeyi başarmıştı. Birkaç ay önce “Beklediğimiz İndie’ler” köşesinde de misafir ettik kendisini. O yazıda Eser çok güzel özetlemişti aslında bizi nasıl bir oyunun beklediğini: “Tim Burton siyah beyaz bir macera oyunu yapsaydı böyle bir şey olurdu”. Hiç tereddüt etmeden bu cümlenin altına imzamı atarım.

Oyunun estetik tarzı da, klasik point & click macera oyunlarını hatırlatacak türden bir oyun olması da, hikayesi de, mizahi dili de fazlasıyla ilgimi çekiyor. Bir baba-kız hikayesi anlatıyor olması da benim için ayrı bir güzellik, her ne kadar bu baba-kız alıştığımız türden bir ikili olmasa da 🙂

Söylenildiği gibi bu yıl içerisinde çıkacağını umuyor, Ölüm ve kızı Prim’in hikayesine ortak olmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Siz de demoyu oynadıktan sonra bana katılabilirsiniz.

Guild Saga: Vanished Worlds

Eski tarz RYO’ları anımsatan, sevimli piksel grafiklere sahip bir oyun Guild Saga. Öte yandan daha yakın tarihli örneklerden de esinlendiği noktalar var. Demonun başlangıcında gördüklerim, “Ben bu girişi bir yerden hatırlıyorum” dedirtti, bakalım sizler de aynı şekilde düşünecek misiniz 🙂

Öte yandan basit bir kopya olarak kalmıyor, başarılı olabileceğini düşündüren çeşitli özellikler de sunuyor. Ana karakteriniz ve ekibin diğer üyelerini özelleştirme konusunda sunduğu çeşitlilik bunlardan birisi mesela. 10 farklı kategoride 100’den fazla yetenek sunulduğu söyleniyor. Bunun yanına binlerce nesneyi de ekleyebilirsiniz. Büyük bir gizemi çözmek için atıldığınız macerayı bir kenara bırakıp yan yollara saptığınızda yapılacak onlarca şey bulabilir, bunlara dalıp gidebilirsiniz. Uzun lafın kısası, kendisini sevdirebilecek bir oyun geliyor gibi. Böyle olup olmayacağını yaklaşık 2 ay sonra göreceğiz, 16 Nisan’da erken erişime çıkıyor.

Breachway

Breachway, bir yandan strateji bir yandan deste oluşturma bir yandan roguelike türünde bir oyun. Bunları bir bilimkurgu hikayesiyle birleştirmiş, karşımıza güzel bir karma çıkarmış. Geminize atlayıp galaksinin farklı köşelerine yol alıyor, karşınıza çıkan düşman gemilerle kapışıyor, topladığınız ganimetlerle geminizi geliştirebiliyorsunuz. Destenize yeni kartlar ekledikçe çatışmalar da daha farklı bir yapıya bürünüyor.

Breachway’in çıkış tarihi 22 Mart. Bu güzel maceraya atılmak için fazla beklememiz gerekmeyecek yani. Benim için keyifli demolardan birisi oldu, umarım sizler de beğenirsiniz.

Listeyi kapatmadan göz attığım diğer demolardan bazıları hakkında da hızlıca birkaç cümle paylaşmış olayım, belki onlar arasında da merak ettikleriniz veya göz atmayı düşündükleriniz vardır.

Ubisoft’un Skull & Bones’ta neler yapması gerekirdi, Caribbean Legend’da yapılmaya çalışanlara bakarak anlaşılabilir. Karaya adım atıp gezinebildiğiniz, diğer karakterlerle iletişime geçebildiğiniz, define avına çıkabildiğiniz, şehirleri veya gemileri yağmalayabildiğiniz, kısacası bir korsan olarak ne yapılması gerekiyorsa yapmaya çalıştığınız, yüzlerce saat sürecek bir macera vadediliyor bu oyunda. Bununla birlikte, demosu biraz ham geldi bana. İyi niyetli bir girişim, umarım çıkışından sonra toparlar. Zira çok fazla vakti kalmadı, 15 Şubat’ta geliyor.

Kamaeru: A Frog Refuge, şirin oyun kategorisinde değerlendirilebilecek yapımlardan. Kurbağalar için yeni bir yuva inşa ediyorsunuz. Bu yıl içerisinde çıkacak.

Spirit City: Lofi Sessions, ne kadar oyun olarak değerlendirilir, bilemiyorum. Ama sadece rahatlatıcı müzikleri için bile bir göz atılması gereken demolardan. Çıkış tarihine de 2 aydan az bir süre kalmış, 8 Nisan’da geliyor.

Oyun Haberleri

PUBG UC Oyuneks
İlgili Haberler
Oyun Haberleri

Supermassive Games, İşten Çıkarma Haberlerini Teyit Etti

Yılın başında 2024 oyun sektöründe işten çıkarmalar yılı olabilir şeklinde bir kehanet…
Daha Fazla
Oyun Haberleri

Stardew Valley'nin 1.6 Güncellemesi Mart Ayında Geliyor!

Stardew Valley’e bir kez daha dönmek isteyen oyuncuların beklediği 1.6 güncellemesinin…
Daha Fazla
Oyun Haberleri

Bağımsız Oyun Stüdyolarından Die Gute Fabrik, Kapanıyor

Ne yazık ki son yıllarda sıkça duyduğumuz haberlerden birisi de stüdyoların kepenk…
Daha Fazla